Kuş gribi virüsü, Ortomiksoviridae
ailesinden “influenza” grubunun
bir üyesi ve içerdiği genetik materyal de
RNA dır. influenza virüsünün, moleküler yapısındaki farklılıklara göre A, B ve C olmak
üzere 3 tipi vardır. “B” ve “C” tipleri
yalnızca insanlarda hastalık oluşturuyor.
“A” tipiyse kanatlı hayvanlarda solunum
ve sinir sistemine ait belirtilerle kendini
gösteren grip benzeri bir hastalığa yol açıyor. İnfluenza A virüsleri 16 hemaglütinin
(H) ve 9 nöraminidaz (N) altgrubuna sahip.
H ve N altgruplarının her bir kombinasyonu,
farklı bir alttip oluşturuyor. Bu
virüsün oldukça fazla sayıda altgrubu bulunmasına rağmen, kümes hayvanları ve
kanatlılarda ciddi hastalıkla ve ölümle sonuçlanan
salgınlara neden olanları, yalnızca H5 ve H7 tipleri. H9 tipiyse hafif gribal şikayetler dışında önemli salgınlara
yol açmıyor. Kuş gribine yol açan grip virüsü,
insanlarda grip yapan virüslerinden
farklı. H5N1’in genetik yapısı oldukça çabuk
değişebiliyor, yani mutasyona uğrayabiliyor.
Bu virüsün genetik yapısındaki
bir değişiklik, dünya çapındaki bir salgına
yol açabiliyor.
H5N1, oda sıcaklığında 4
gün, 0 derecede 30 gün ve donmuş halde
süresiz canlı kalabiliyor. 56 derecede 3 saatte
veya 60 derecede 30 dakikada ölen
virüs, formalin ve iyot bileşiklerine de duyarlı.
Ayrıca virüs, bulaştığı gübrede düşük
ısılarda en az 3 ay canlı kalabiliyor,
suda 22 derecede 4 gün, 0 derecede ise
30 gün canlılığını sürdürüyor.
insan sağlığı açısından riski belirlemede, kuşlarda
salgına yol açan virüs tipinin hangisi olduğunun belirlenmesi önemli. Halen en tehlikeli
kuş gribi türü H5N1. Tayvan’dan rapor edilen en
son kuş gribine H5N2 virüs tipinin yol açtığı tespit
edildi. Bu virüsün kuşlar arasında da hastalık
oluşturma riski düşük olduğu gibi, şimdiye kadar
insanlarda bu virüs tipine bağlı olarak gerçekleşen
bir hastalık bildirilmiş değil. Pakistan'dan
bildirilen en son salgına da H7 ve H9 virüs tipleri
yol açtı. İnsanlarda hastalık yapan diğer altgruplar
arasında H3N2, H2N2, H1N1, ve H1N2
sayılıyor. Günümüzde Asya'yı kasıp kavuran kuş
gribinin, 1997 yılında salgına neden olan H5N1 virüsüyle aynı olduğu, laboratuvar testleriyle kanıtlandı.